Uzun dönem araç kiralama sözleşmelerinde en çok konuşulan konu genelde aylık kira bedeli olur. Ama işler ters gittiğinde — yani bir çizik, bir kaza ya da beklenmedik bir hasar çıktığında — asıl belirleyici olan şey fiyat değil, poliçedir.
Filo kiralama tarafında yıllardır aynı sahneyi görüyoruz: sözleşme imzalanırken kimse "muafiyet ne kadar?" diye sormuyor; ilk hasarda ise herkes aynı anda soruyor. Bu yazıyı tam da bu yüzden hazırladık. Amacımız sigorta jargonunu sadeleştirmek, uzun dönem araç kiralama ve kurumsal araç kiralama süreçlerinde hangi teminatın neyi kapsadığını net biçimde anlatmak ve sözleşme masasına oturmadan önce sormanız gereken soruları önünüze koymak.
Türkiye'de araç kiralama artık niş bir çözüm değil. TOKKDER'in 2026 ilk yarı verilerine göre sektörün toplam filosu yaklaşık 405 bin araca ulaştı; bunun 238 bini operasyonel (uzun dönem) kiralama tarafında bulunuyor. Buna karşılık ticari amaçlı araçların yalnızca yaklaşık %10'u kiralama yöntemiyle kullanılıyor — Avrupa'da bu oran %50-60 bandında. Yani pazar hâlâ genç ve hızla büyüyor.
Büyüyen bir pazarda ise şirketler arasındaki fark, araç markasından çok hasar yönetimi ve sigorta kurgusunda ortaya çıkıyor. Nitekim Sigorta Tahkim Komisyonu'na 2025 yılında yapılan başvuru sayısı 758 bini aştı; bunların büyük çoğunluğu zorunlu trafik sigortası kaynaklı uyuşmazlıklardan oluşuyor ve kasko üçüncü sırada yer alıyor. Rakamlar tek bir şeyi söylüyor: poliçenin ayrıntısı, kağıt üzerinde kalan bir formalite değil.
En temel ayrımla başlayalım, çünkü kurumsal filo yöneticilerinin bile zaman zaman karıştırdığı nokta burası:
Zorunlu Trafik Sigortası (ZMMS), Karayolları Trafik Kanunu gereği her araç için yaptırılması zorunludur ve karşı tarafın zararını karşılar. Kusurlu olduğunuz bir kazada karşı aracın hasarı, üçüncü kişilerin tedavi giderleri, sakatlanma ve ölüm tazminatları bu poliçeden ödenir. Kendi aracınızdaki hasar ise bu poliçenin kapsamında değildir.
Kasko, isteğe bağlı bir poliçedir ve kullandığınız aracı güvence altına alır. Çarpma, çarpılma, yanma, çalınma ve çalınmaya teşebbüs gibi riskler ana teminat grubunu oluşturur.
Kısacası: trafik sigortası başkasının zararı için, kasko sizin kullandığınız araç için.
27 Aralık 2025 tarihli düzenlemeyle 2026 yılı limitleri güncellendi ve 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe girdi. Öne çıkan başlıklar:
Teminat
2026 Limiti
Araç başına maddi hasar
400.000 TL
Kişi başına sağlık gideri / bedeni zarar
3.600.000 TL
Burada altını çizmek istediğimiz kritik nokta şu: bugünün araç fiyatları ve yedek parça maliyetleri karşısında 400.000 TL'lik maddi limit yetersiz kalabiliyor. 600.000 TL'lik bir hasarda sigorta 400.000 TL öder, kalan 200.000 TL kusurlu sürücünün — dolayısıyla çoğu senaryoda işletmenin — sorumluluğunda kalır. Ayrıca zorunlu trafik sigortası manevi tazminat ödemez.
Bu boşluğu kapatan teminat İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) sigortasıdır. İMM, zorunlu poliçe limitleri tükendiğinde devreye girer; 3 milyon TL gibi sabit limitli ya da limitsiz seçenekleri bulunur ve manevi tazminat talepleri ancak bu teminat kapsamında değerlendirilebilir. Çok araçlı filolarda zincirleme kaza riski düşünüldüğünde, İMM bizim gözümüzde "opsiyonel" değil, neredeyse standart bir kalemdir.
Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları, kaskoyu dört ürün adı altında tanımlar ve bu adın poliçe başlığında en az 16 punto ile yazılmasını şart koşar. Yani poliçenizin ilk sayfasına baktığınızda hangi ürünü aldığınızı görebilmelisiniz.
Dar Kasko: Ana teminat gruplarının tamamı yer almaz; yalnızca seçilen riskler güvence altındadır. Primi düşüktür, koruması da öyle.
Kasko (Standart): Genel şartlarda sayılan ana teminat gruplarının tamamını kapsar.
Genişletilmiş Kasko: Ana teminatların tamamına ek olarak, ek sözleşmeyle alınabilen risklerin bir kısmını da içerir.
Tam Kasko: Ana teminatların tamamı ile ek sözleşmeyle kapsama alınabilecek tüm riskleri içerir.
Ek sözleşmeyle alınabilen riskler arasında Türkiye sınırları dışında meydana gelen zararlar, grev-lokavt ve halk hareketleri, terör eylemleri gibi başlıklar bulunur. Bunlar standart poliçede otomatik olarak yer almaz — özellikle yurt dışına çıkan ticari araçlarda bu detay hayati önemdedir.
Bir de sıkça sorulan şu var: Kasko neleri kapsamaz? Genel şartlara göre, sigorta kapsamındaki bir olaydan kaynaklanmadıkça aracın mekanik, elektrik ve elektronik donanımındaki arızalar ile lastiklerde oluşan zararlar teminat dışıdır. Ayrıca alkol veya uyuşturucu madde etkisi altında araç kullanımı sonucu oluşan zararlar da kapsam dışında kalır. Kasko poliçesi, aksi kararlaştırılmadıkça Türkiye sınırları içinde geçerlidir.
İşte kurumsal araç kiralamanın en büyük konforlarından biri burada devreye giriyor.
Operasyonel kiralamada araç, kiralama şirketinin mülkiyetinde kalır. Bu nedenle kasko, zorunlu trafik sigortası, motorlu taşıtlar vergisi, periyodik bakım, lastik ve benzeri operasyonel yükler sözleşme kapsamında kiralayan şirkete devredilir. Kiracı işletme, poliçe yenileme takibi, prim pazarlığı, hasarsızlık indirimi hesabı gibi işlerle uğraşmaz.
Muafiyet, bir hasarda sigortanın devreye girmeden önce sizin üstlendiğiniz sabit paydır. Sözleşmede yazan bu tutar, kiralama tekliflerini karşılaştırırken çoğu zaman gözden kaçar ama fatura geldiğinde en çok konuşulan kalem olur.
Pratikte nasıl işler?
Bir diğer başlık kira kaybıdır. Araç onarımda geçirdiği süre boyunca kiraya verilemediği için, sözleşmelerde bu süreye ilişkin bir bedel öngörülebilir. Sözleşmenizde "kira kaybı" ya da "yatma bedeli" ifadesini mutlaka arayın ve nasıl hesaplandığını sorun.
Ayrıca kiracının kusursuz olduğu kazalarda, karşı tarafın trafik sigortasından değer kaybı talep edilebileceğini de hatırlatalım. Sigorta Tahkim Komisyonu'na yapılan trafik sigortası başvurularının çok büyük bölümünün değer kaybı kaynaklı olması, bu kalemin ne kadar sık gündeme geldiğini gösteriyor.
Kurumsal araç kiralama paketlerinde poliçeye eklenebilen ve operasyonel sürekliliği doğrudan etkileyen teminatlar şunlardır:
Bu teminatların hangilerinin sözleşmeye dahil olduğunu, hangilerinin ek ücretli olduğunu teklif aşamasında netleştirmenizi öneririz. "Full kasko var" cümlesi, tek başına yeterli bir bilgi değildir.
Hasar dosyasının hızlı kapanması, büyük ölçüde ilk yarım saatte atılan adımlara bağlı. Eksik ya da geç iletilen belgeler nedeniyle dosyanın uzaması, hatta reddedilmesi mümkün.
Bu listeyi yazdırıp filo araçlarınızın torpido gözüne koymanızı öneririz. Kaza anında en zor şey, sakin kalıp doğru sırayla hareket etmektir.
Uzun dönem araç kiralama teklifi değerlendirirken şu soruların yanıtını yazılı olarak isteyin:
Bu sekiz sorunun yanıtı, iki teklif arasındaki gerçek farkı aylık kira bedelinden çok daha net gösterir.
Uzun dönem kiralamada ödemeler genellikle kira gideri olarak muhasebeleştirilir ve belirli şartlarla kurumlar vergisi matrahından indirilebilir. Ancak binek otomobillerde kira gideri bakımından aylık sınırlar ve KDV indirimine ilişkin özel kurallar uygulanır; ticari araç sınıfında ise daha geniş indirim imkânı doğabilir. Sözleşmeye dahil edilmeyen sigorta primlerinde ise poliçenin kapsadığı döneme göre dönemsellik esası işler. Trafik cezaları ise gider yazılamaz.
Bu başlık araç sınıfına, ruhsat bilgisine ve kullanım amacına göre değiştiği için, kararınızı mali müşavirinizle birlikte netleştirmenizi öneririz.
Sigorta şirketiyle tazminat konusunda anlaşmazlığa düşülmesi halinde, mahkemeye gitmeden önce Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulabilir. Başvuru internet üzerinden yapılabiliyor, mahkeme sürecine kıyasla daha düşük maliyetli ve daha hızlı sonuçlanıyor. Komisyon verilerine göre 2025 yılında uyuşmazlıklar ortalama 113 günde karara bağlandı.
Kurumsal filolarda bu süreçleri kiracının tek başına yürütmesi gerekmez; iyi bir kiralama iş ortağı, hasar dosyasını baştan sona kendisi takip eder.
BÜYÜK FİLO olarak filo kiralama ve uzun dönem araç kiralama çözümlerinde yaklaşımımız net: sözleşmede yazmayan hiçbir şey, hasar anında sürpriz olmasın.
Teklif aşamasında kasko ürününü, muafiyet tutarını, İMM limitini ve ikame araç koşullarını açıkça paylaşıyoruz. Hasar durumunda ise müşterilerimizi belge takibiyle baş başa bırakmıyor; sürecin tutanaktan onarıma, eksper görüşmesinden ikame araç tahsisine kadar her adımını yönetiyoruz. Böylece işletmeniz araç yönetimiyle değil, kendi işiyle ilgilenmeye devam ediyor.
Filonuza uygun teminat yapısını birlikte kurgulamak ve size özel teklif hazırlamak için bize ulaşabilirsiniz:
Ofislerimiz
İstanbul (Vadistanbul): Ayazağa Mah. Azerbaycan Cad. No: 109B, 1B Blok Kat: 14 Ofis: 34, Sarıyer / İstanbul
Ankara (Hacettepe Teknokent): 6. Ar-Ge Binası, Üniversiteler Mah. 1596. Cad. A Blok Kat: 12, Çankaya / Ankara
Kaynaklar
Son güncelleme: Ağustos 2026